Genel kurul kararlarının esas sözleşmeye aykırılık nedeniyle iptali



Genel kurul kararlarının esas sözleşmeye aykırılık nedeniyle iptali



Esas sözleşme niteliğinde olması gerekliliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/3178 Esas,2020/3373 K.


Bir kararın bulunması gerekliliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E:2015/5932, K:2015/13257
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E:2016/9561, K:2018/3367

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E:2016/9561, K:2018/3367


Esas sözleşmedeki seçim usullerine aykırılık

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi Esas: 2019/294 Karar: 2021/153

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Esas: 2019/778 Karar: 2020/675

  • esas sözleşmesinin 11. Maddesinde yönetim kurulu seçimine ilişkin olarak şirket yönetim kurulunun hissedarlar arasından seçilen dört üyeden oluşacağı hükmünü içerdiğini, görüldüğü üzere Yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olarak davalı şirket esas sözleşmesi ile belirli grup pay sahiplerine yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınmadığı, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin hissedarlar arasından seçileceğinin açıkça hükme bağlandığı, dolayısıyla iptali talep edilen 6 nolu genel kurul kararı bakımından .... E. Sayılı dosyaya sunulan bilirkişi raporunda TTK md. 360a dayalı olarak yapılan değerlendirme aynen esas alınamayacağı, bir başka ifade ile dava konusu genel kurul kararı davalı şirket esas sözleşmesinin 11. maddesinde yer alan hükme göre değerlendirilmesi gerektiği, böyle bir durumda genel kurulda alınan kararın geçerli olabilmesi için dört kişilik yönetim kurulunun tamamının pay sahipleri arasından seçilmesi gerektiği, huzurdaki davada bir aday önerme hakkı söz konusu olmadığı için örnek gösterilen raporda olduğu gibi bu hak kullanılmamış olacağından Genel Kurulun kanundan aldığı yetkiye dayanarak Yönetim Kurulu üyesi seçebileceğinin de söylenemeyeceği, davalı şirket genel kurulunda alınan bu karar yönetim kurulu üyelerinin tamamı pay sahipleri arasından seçilmediği için esas sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğinden iptal koşulunun gerçekleştiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
  • Bununla beraber genel kurulun 6. gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin alınan karar esas sözleşmesinin 11. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin tamamı pay sahipleri arasından seçileceği açıkça düzenlenmesine rağmen, bu hükme aykırı olduğundan iptal edilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul ile kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekildi karar vermek gerekmiştir.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Esas: 2019/546 Karar: 2020/473
  • Davalı şirket genel kurulunda alınan kararların iptali talebi incelendiğinde; davalı şirketin esas sözleşmesinde yer alan temsil edilme hakkının her bir pay grubuna tanındığı, bu durumda yönetim kurulunun esas sözleşmesinin 16. maddesine uygun biçimde teşkil edebilmesi için her bir pay gurubunun temsil ediliyor olması gerektiği, 
  • 6102 s TTK md. 360 (1)e göre Genel Kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunlu olduğu, davacı tarafça iptali talep edilen genel kurulda B Grubu pay sahibinin katılımı gerçekleşmeden yapılan seçim dolayısıyla esas sözleşmenin 16. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmekte ise de; davalı şirket esas sözleşmesinde yer alan düzenleme ilk bakışta temsil edilme hakkının belirli pay grubundan seçilme şeklinde düzenlendiği izlenimi uyandırsa da her pay grubunun kendi arasında yapacağı bir seçimle aday belirleyip bunu yönetim kuruluna bildirmesi gerekmesi bu hakkın aday önerme şeklinde düzenlendiğini gösterdiği, bunun huzurdaki dava bakımından hukuki sonucuna gelince, aday önerilmemesi halinde bu hak kullanılmamış olacağından Genel Kurulun kanundan aldığı yetkiye dayanarak yönetim kurulu üyesi seçebileceği, burada esas sözleşmeye aykırılıktan bahsedilebilmesi için davacının B Grubu pay sahiplerinin bu haklarını kullanmalarına yani aday önermelerine izin verilmemiş olması veya önerdikleri adayın haklı bir gerekçe gösterilmeden reddedilmiş olması gerektiği, yine esas sözleşmede yönetim kurulu üyelerinden birisi B Grubu pay sahipleri arasından seçileceğine dair bir hüküm bulunsa, yani aday önerme hakkı şeklinde düzenlenmemiş olsa ve genel kurul bu hükme rağmen B Grubundan üye seçmese esas sözleşmeye aykırılıktan bahsedilebileceği, oysa B Grubu pay sahibi esas sözleşmede kendisine tanınan aday önerme hakkını kullanmayarak bir anlamda bu hakkını genel kurula bıraktığı, genel kurulun organsızlığa yol açacak durumun önüne geçerek zaten uhdesinde bulunan bir yetkisini kullanmasında yasaya veya esas sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığı, netice itibariyle yapılan seçim kanuna veya esas sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğinden iptal koşulu oluşmadığı,


İmtiyazlara aykırılık

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Esas: 2019/338 Karar: 2020/412
  • Davalı şirketin esas sözleşmesinin 7. maddesinde kemer hissedarları ibaresinin bir pay grubuna değil, açıkça bazı pay sahiplerinin şahısları için öngörülmüş bir ibare olduğu, esas sözleşmenin 8/3 maddesinde devreden hissedarın kemer hissedarlarından biri olması halinde devrin söz konusu hissedarların bağlantılı taraflardan birine yapılması hali haricinde söz konusu kemer hissedarlarının hisselerinin ilk olarak diğer kemer hissedarlarına teklif etmekle yükümlü oldukları düzenlenmiştir. Bu hüküm birlikte değerlendirildiğinde, payın devri halinde teklif etme yükünün belirli bir pay grubuna değil esas sözleşmede ismen sayılmış pay sahiplerine tanındığı sonucunun ortaya çıktığı, Payın devri halinde teklif etme yükümlülüğü söz konusu paylara sahip herkese değil bizzat esas sözleşmenin 7 maddesinde sayılan kimselere yüklendiği, bu durumda esas sözleşmenin 8.maddesinin tüzel kişiliğe ilişkin bir hüküm olmayıp doğrudan 7 maddede sayılan pay sahiplerinin şahıslarına tanınmış borçlar hukuku niteliğine sahip bir esas sözleşme olduğu, esas sözleşmenin 8.3 maddesinde düzenlenen teklifte bulunma yükümlülüğüne aykırı olarak gerçekleştirilen pay devrinin yaptırımının geçersizlik olmadığı, bu yükümlülüğüne uymadan payını devreden pay sahibinin bundan zarar gören diğer pay sahiplerinin uğradığı zararı tazmin edebileceği, gerek paylarını devreden pay sahipleri gerekse bu payları devralan pay sahiplerinin esas sözleşmenin 8.3 maddesinde teklif etme yükümlülüğüne tabi olan kişilerden olduğu, bu kişilerin diğer ortakları zarara uğratma kastı ile diğer ortaklara teklifte bulunmadıkları, dolayısıyla bu durumun haksız fiil olarak değerlendirilebileceği bir zarar varsa, tazminat sorumluluğuna gidilebileceği , esas sözleşmenin 8.3 maddesinin kemer ortakları arasında Borçlar hukukuna ilişkin bir esas sözleşme hükmü taşıdığı, bu sebeple yapılan pay devirlerinin geçerli olduğu davaya konu olan genel kurul toplantısında alınan kararların geçersiz pay devirlerine dayalı olarak düzenlenen hazirun cetvelinin gerçek pay durumu yansıtmadığı iddiasının ispatlanamadığı bilirkişi ayrık raporu ve İstanbul Kapatılan 25.ATM.nin kesinleşmiş kararından anlaşıldığı... gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.


Diğer örnekler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No:2016/10556 Karar No:2018/3303
  • Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin toplamda %34 hissesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin 28.01.2014 tarihli genel kuruluna bakanlık komiserinin katılmadığını, bu durumun şirket esas sözleşmesinin 23. maddesine aykırı olduğunu,
  • ...şirketin ana sözleşmesinin 23. maddesinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiserinin bulunmasının şart olduğu hususunun düzenlendiği, fakat dava konusu genel kurulun kararlarının alındığı tarihteki mevzuata göre bu zorunluluğun bulunmadığı,
  • komiser bulundurulmamanın ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmekle birlikte, kanuna aykırılık teşkil etmediğinden ve TTK 447. maddesinde düzenlenen butlan nedenleri de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

_