Bloglar

Hukuki Bloglar

Yapay Zeka Nedir Ve Uygulama Alanları Nelerdir?


Yapay Zeka makineler için kullanılan ve bizim “akıllı” olarak niteleyeceğimiz şekilde işleri gerçekleştirebildikleri, daha geniş bir konsepti tanımlamaktadır. Yapay zeka, teknolojik aletlerin karmaşık problemlere karşı tıpkı insanlar gibi tepki göstermesine ve çözüm üretmesine denilebilir. Günümüzde oldukça karmaşık olan yapay zekâ konusu en basit hali ile insan hareketlerinin algoritma şeklinde robotlara uygulanmasına denilir. Şuan daha yeni yeni gelişim göstermeye başlayan yapay zekanın ilerleyen yıllarda büyük bir gelişim göstermesi bekleniyor.

Devamı

'Robot avukat' göçmenlere hukuk danışmanlığı yapacak


İngiltere'de trafik cezalarıyla mücadele etmek için geliştirilen bir teknoloji, göçmenlere hukuki destek vermek amacıyla kullanılmaya başlandı. DoNotPay adı verilen bilgisayar programı, "dünyanın ilk robot avukatı" olarak biliniyor.

Devamı

Yapay zeka hakim ve avukatların yerini mi alıyor?


Yapay zeka sisteminin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) görülen yüzlerce davanın sonucunu doğru tahmin edebildiği bildirildi. Araştırmanın başındaki Londra Kolej Üniversitesi'nden Dr. Nikolaos Aletras, "Her ne kadar heyecan verici olsa da yakın zamanda yapay zekanın hakim ve avukatların yerini alacağını düşünmüyoruz. Çalışmamızın, davaların belirli bir karara bağlanmasında hızlı ve etkili modelleme yapılmasına yardımcı olacağını düşünüyoruz." dedi.

Devamı

İlk Robot Avukat Göreve Başlıyor


ABD’nin hukuk firmalarından biri, davalara hazırlık sürecinde IBM tarafından iflas davaları için geliştirilen Ross adındaki robotu kullanacak. Güncel yasaların öğretildiği Ross, binlerce sayfalık dava dosyasını hafızasında taşıyacak ve avukatlara, gerekli yaratıcı cevapları sağlayacak. NTV'nin haberine göre, ABD'de, hukuk davalarında kullanılmak üzere bir sanal robot geliştirildi. Ross adı verilen bu yapay zekayı ABD’nin Baker & Hostetler adlı hukuk firması, iflas davalarında 1 hafta içerisinde kullanmaya başlayacağını açıkladı.

Devamı

Avukatlar için yapay zeka somut olarak neler yapabilir?


LegalTech olarak bilinen hukuk teknolojisi, avukatların işlerini daha verimli ve maliyet etkin bir şekilde yapmalarını sağlayan yazılım anlamına gelir. Gelişmekte olan bir sektör olmasına rağmen, LegalTech zaten ABD'de 16 milyar dolarlık bir pazar oluşturuyor ve büyüyor. Kuşkusuz bu pazardaki en büyük değişim yapay zeka teknolojilerinin hızlı yükselişi. Burada, AI'nın hukukun günlük pratiğini nasıl dönüştürdüğüne, meslek sahiplerinin ve avukatların ihtiyaç duyduğu becerileri değiştirdiğine bakıyoruz. 40'tan fazla şirket,çözümler sunuyor.

Devamı

Harvard, yasal AI’yi artırmak için çevrimiçi olarak 6 milyondan fazla mahkeme vakası açtı.


Beş yıllık çalışmanın ardından, ücretsiz çevrimiçi erişim için yaklaşık 6,5 milyon ABD mahkemesi vakası var . Haberler: Harvard Hukuk Fakültesi Kütüphanesi'ndeki Kütüphane İnovasyon Laboratuvarı , 1600'lü yılların son yaz aylarında bildirilen her eyalet ve federal ABD yasal vakasını dijital ortama taşımak için Caselaw Access Project'i tamamladı . Süreç, 40 milyondan fazla sayfanın taranmasını içeriyordu.

Devamı

İmza inkarında bulunmasının da mk 2. maddesi anlamında iyiniyet kurallarına uygun bulunulmaması - başka bir sözleşmeye de dayanılması


Oysa, davalı taraf davacının hak sahibi olduğu müzik eserlerini dava dışı yabancı şirket ile yaptığı edisyon sözleşmesi uyarınca yasal olarak kullandığını savunduğuna göre, davalının bu savunması doğrultusunda dava dışı şirket ile yaptığı sözleşmeye dayanak dava dışı “... firması ile davacı arasında yapılan sözleşmenin de geçerli bulunduğunu, yani o sözleşmenin sıhhatli bulunduğunu ispat ile mükelleftir. Bu nedenle mahkemece bu husustaki ispat yükü davacıya yüklenerek sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığının ispat edilemediği sonucuna ulaşılması doğru olmamıştır.

Devamı

Uzman görüşü ile bilirkişi raporunun esaslı nitelikte çelişkili olması


Dosyaya ibraz edilen uzman görüşünde bilirkişi raporu ile tespit edilen görüşlerin aksine tespit ve görüşler ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporu ile uzman görüşü hesaplama ve paylaşım oranı yönünden ciddi şekilde çelişkiler içermektedir. Alınan bilirkişi asıl ve ek raporları ile uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi yerine esaslı itiraza uğrayan rapora dayanılarak uzman görüşü kararda gerekçeli olarak değerlendirilip tartışılmadan karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Devamı

Yapay Zeka ve Hukuk Work Farkı


Dünyadaki emsallerine paralel olarak Hukuk Work yapay zekası, hukukçulara insanlar gibi hatta insanların bile ulaşamadığı çözümlere ya da sonuçlara ulaşmasını amaçlamaktadır. Tüm dünyada hukukçuların karşılaştıkları hukuki sorunlarda en önemli uğraşları, bu soruna ilişkin yargı pratiklerinin ne olduğudur. Bu uğraşta karşılaştıkları bir çok problem bulunmaktadır.

Devamı

Beli̇rsi̇z alacak davası açılması ve alacağın beli̇rsi̇z olmaması durumunda kısmi̇ dava şartlarını taşıyorsa kısmi̇ dava olarak devam edi̇lmesi̇


Özet: Öyle ise, alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde kısmi dava açılamayacağına ilişkin 6100 sayılı HMK'nın 109'uncu maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına başka bir anlatımla davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların somut olayda bulunmasına göre, mahkemece dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara kararı ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır.

Devamı

İcra müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün değildir.


Özet : İstek, icra müdürlüğü işlemini şikayete ilişkindir. Adli işlem niteliğindeki İcra Müdürlüğü işlem ve kararlarına karşı İcra ve İflas Kanunu'muz şikayet kurumunu düzenlenmiş ve müdürlük kararlarının değiştirilme ya da iptalini şikayet yoluyla başvuru halinde İcra Hakimliğinin kararıyla olanaklı kılmıştır. Durum bu olunca, icra müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün olmayıp; mahkemenin buna ilişkin direnme gerekçesi yerinde değildir.

Devamı

805 Sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun - Tahkim şartı - Müessese lehine düzenleme


805 Sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un 1. maddesi Türkiye Cumhuriyet taabiyetindeki şirket ve müesseselerin ülke içindeki her türlü sözleşmeleri hesap ve defterlerini Türkçe olarak düzenlemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaksızın düzenlenen sözleşmeler ise aynı Kanun'un 4. maddesine göre geçersizdir. Somut olayda taraflar arasındaki tahkim şartını içeren acentalık sözleşmesi yabancı dilde düzenlenmiş olmakla yukarıda sözü edilen yasa gereğince geçersizdir. İlk derece mahkemesince davalının tahkim ilk itirazının reddedilmesi gerekir iken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Devamı

Feragat Edilen Davanın Tekrar Açılması Mahkemenin Yapacağı İş


Davacı, feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle feshi için ayrı bir dava açmayıp da, feragatın geçersizliğini ileri sürerek, feragat ettiği davayı yeniden (tekrar) açarsa, mahkemenin önsorun olarak feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olup olmadığını araştırması gerekir.

Devamı

İcra mahkemesi kararlarından istinaf yolu açık olan kararlar - sadece vekalet ücretinin istinaf edilmesi


İİK’nın 363. maddesinin, 02.03.2005 tarihinde değiştirilmesinden sonraki değişik madde metninde de hangi kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı açıklanmış olup, bunlar;

Devamı

Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların temyizi üzerine Yargıtayca tesis edilen kararlar hakkında karar düzeltme yoluna başvurulamaz


ÖZET : Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra anılan mahkemelerce verilen kararların temyizi üzerine Yargıtayca tesis edilen kararlar hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununda karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.

Devamı

Kooperatifler tacir midir? Ticaret mahkemesi görevinden, uygulanacak faiz cinsine kadar etki eden sorun


Öğretide de, Kooperatifler Kanununun 1. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklik ile kooperatifin tacir olup olmadığı hususundaki tartışmanın noktalandığı ve kooperatifin şirket niteliğinde bulunduğunun vurgulandığı, 6102 sayılı TTK’nın 124/1. maddesi ile de ticaret şirketi niteliğinde olduğunun bir kez daha teyit edildiği (Arkan, S.: Ticari İşletme Hukuku, 20.Bası, 2015, s.123), kooperatifin tacir sayılmayacağı yönündeki yorumun kanuna aykırı (contra legem) bir yorum faaliyeti olduğu, 07.11.1945 gün ve 1944/8 E., 1945/14 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da tespit edildiği üzere kooperatifin “… ticari işletme işletip işletmediğinden bağımsız olarak (hukuki) şekli (kalıbı) dolayısıyla tacir…” (Kırca, İ.: Kooperatiflerin Tacir Niteliği Hakkında, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Haziran 2017, s.5-25) olduğu ifade edilmektedir.

Devamı

Hagb'ye itiraz üzerine HAGB kararı, hem şekil hem de esastan incelenebilir


Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 gün ve 2012/534 esas, 2013/15 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın bu karara karşı suçun sabit olmadığına belirterek yaptığı itiraz üzerine, itiraz mercii, incelemesini sadece şekli olarak değil, 5271 sayılı CMK.nun 267-271. maddeleri uyarınca hem maddi olay hem de hukuki yönden değerlendirmesi gerektiği gözetilmeden...

Devamı

Belgedeki açık irade beyanı ile hayatın doğal akışının çelişkili olması


ÖZET : Somut olayda, her ne kadar ibraname niteliğinde olan fesihnamede, tarafların bu sözleşmeye dayanarak ileride hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacakları yazılmış ise de; sözleşme uyarınca hiçbir menfaat sağlamayan davacı arsa sahibinin, davalı yükleniciye geçen tapu kayıtlarını geri isteyememesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda yükleniciye geçen tapu kayıtlarının eski hale getirilmesi gerekmektedir.

Devamı

Açılmamış sayılmasına karar verilen karar kesinleşmemiş ise derdestlik itirazına neden olabilir mi?


ÖZET: Mahkemece, ''...davacı vekili mahkememizde işbu alacak davasını açmışsa da, aynı taraflar arasında aynı mahiyetteki davanın ....Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini bu kararın da temyiz edilmekle halen Yargıtay'da bulunduğunu beyan ederek, derdestlik ilk itirazında bulunmuştur. Adı geçen dosya celbedilerek incelendiğinde ....Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/1613 esas, 2012/1371 karar nolu dosyası ile 24/12/2012 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmekle halen Yargıtay'da bulunduğu ve kesinleşmediği, adı geçen karar kesinleşmeden de mahkememizde tarafları ve konusu aynı olan aynı mahiyetteki işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.'' gerekçesiyle davalının derdestlik ilk itirazının kabulü ile aynı mahiyetteki dava halen ....Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/1613 esas nolu dosyasında halen derdest olduğundan, karar kesinleşmeden aynı mahiyetteki işbu dava açılmış olduğundan derdestlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Devamı

Kambiyo senedinde malen kaydı - Menfi tespit davası - İspat külfeti


senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlu takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerekir. Takibe konu yapılan senedin (bononun) metninden bu anlaşılamadığı gibi, davacılar bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil de dosyaya sunmamıştır. Zira, davacılar, senedin (bononun) keşidecisi ve kefili, davalı da lehtarı bulunduğuna göre, senedin tarafı olan davacı üçüncü kişi olmadığından, bedelsizlik iddiasını tanıkla değil, usulün öngördüğü biçimde yazılı delille ispatlaması gerekir.Davaya konu bonoda “malen” ibaresi bulunduğuna göre, böyle bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir. Şu durumda, uyuşmazlığa ve takibe konu yapılan bononun hukuken geçerli olduğunun kabulü gerekir. O halde, davacı-borçlu bononun bedelsiz olduğunu ileri sürdüğüne göre, ispat yükü davacılardadır. Davacılar bu iddiasını ise, yazılı delille kanıtlamalıdır.

Devamı