İcra müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün değil ise de



İcra müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün değil ise de



Kural istisnası : şikayet süresi içinde dönmesi

İcra dairesinin şikayet süresi içinde kararından kendiliğinden dönerek yeni karar vermesi

İcra Müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün değildir. (HGK’nun 2007/12-601 E. 2007/695 K. Sayılı ve 03.10.2007 tarihli kararı) Fakat icra dairesi, yapmış olduğu işlemin sonradan yanlış olduğu kanısına varırsa, şikayet süresi içinde yapmış olduğu işlemi değiştirebilir veya iptal edebilir.(Prof. Dr. Baki Kuru-İcra ve İflas Hukuku El Kitabı s. 99)

İcra Müdürlüğü’nce şikayet süresi içinde olmak kaydı ile 14.05.2010 tarihli şikayete konu kararı ile önceki verdiği kararından dönerek hacizlerin kaldırılmasına, dosyaya gelen paranın alacaklı tarafa ödenmemesine, takibin dava sonuna kadar durdurulmasına dair verdiği kararınının yukarıda açıklanan ilkelere uygun olduğu,


Dönemez ise de sonuç olarak doğru olmakla

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E:2019/1171, K:2019/2228

Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2007 tarihli ve 2007/12-166 Esas- 2007/197 Karar sayılı 11.04.2007 tarihli ve 2007/12-231 Esas-2007/196 Karar, sayılı 03.10.2007 tarihli ve 2007/12-601 Esas-2007/695 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, icra müdürlüğünce verilmiş bir karardan daha sonra kendiliğinden dönülerek, ilk kararın aksine olan ikinci bir karar verilemez. Bu husus şikayete konu edildiği takdirde, hakim denetiminden geçerek sonuçta doğru olan kararın onaylanması halinde, icra müdürünün rücu kararı sonuca etkili olmayacaktır.

İcra takibinde talimat yoluyla gerçekleştirilen haciz işlemlerinde istihkak iddiasında bulunulması halinde, haczin İİK'nin 96-97. ya da 99. maddelerine göre yapılmış sayılmasına dair karar verme yetkisi esas icra dairesine aittir. Somut olayda ise talimat icra dairesince, hatalı olarak alacaklıya istihkak davası açmak üzere 7 gün süre verilmiş, akabinde icra memurunca bu işlemden dönülerek, icra hukuk mahkemesinden görüş sorulmasına karar verilmiştir. Ancak talimat icra müdürlüğünce bu hata da fark edilerek istinaf incelemesine konu şikayet başvurusu yapılmadan önce istihkak iddiası ile ilgili karar verilmek üzere haciz tutanağı ve ekleri esas icra dairesine gönderilmiştir.

Bu halde, icra müdürünün rücu kararı sonuç olarak doğru olduğundan şikayetin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru değil ise de, ret kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan, hükmün gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.


İcra müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün değildir

İcra mahkemesi; şikayete konu 16.06.2005 tarihli müdürlük kararının icra müdürlüğünce geri alınarak yerine 01.08.2005 tarihli kararın verildiği, şikayetin konusuz kaldığı gerekçesiyle "konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar vermiştir.

Taraf vekillerinin temyizi üzerine Özel Dairece; İcra Müdürlüğünce verilmiş bir karardan daha sonra kendiliğinden dönülerek, ilk kararın aksine olan ikinci bir karar verilemeyeceği; bu hususun şikayete konu edildiği takdirde Hakim denetiminden geçerek sonuçta doğru olan kararın onaylanması halinde İcra Müdürünün rücu kararı sonuca etkili olmayacağından bu eksikliğin bozma nedeni yapılmadığı, bu durumda Mahkemece İcra Müdürünün şikayete konu kararının esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerektiği, gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; İcra Müdürlüğünce verilmiş bir karardan daha sonra kendiliğinden dönülerek, ilk kararın aksine olan ikinci bir karar verilmesinin mümkün olup, olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Durum bu olunca, icra müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün olmayıp; mahkemenin buna ilişkin direnme gerekçesi yerinde değildir.

Ne var ki, somut olayda, eldeki şikayet başvurusundan önce aynı şikayetçi tarafından yapılan diğer bir şikayet üzerine İcra Hakimliğince icra müdürlüğünün son verdiği eldeki şikayete de konu 01.08.2005 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunarak şikayetin reddedildiği; bozma üzerine de mahkemece verilen direnme kararının yine aynı gün Hukuk Genel Kurulu önüne gelerek incelenen 2007/12-231 esas sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesi sonucu şikayetin reddine ilişkin kararın onandığı, dolayısıyla eldeki şikayet başvurusu hakkında verilmiş bir icra hakimliği kararı mevcut olmakla eldeki şikayetin bu nedenle konusuz kaldığı anlaşılmıştır.


Kural olarak dönemez


Yargıtay 23.Hukuk Dairesi E:2015/8676 K:2016/332

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/206 E., 2012/565 K. sayılı dosyasında dava açıldığı, yargılama sonunda şikayet edilene ayrılan payın şikayetçiye ödenmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Hal böyle iken, ... İcra Müdürlüğü, kesinleşmiş 21.01.2011 tarihli sıra cetveli kararından kendiliğinden dönerek, dava konusu 10.01.2014 tarihli sıra cetvelini düzenlediği ve bu sıra cetvelinde de birinci sıraya şikayet edileni, ikinci sıraya şikayetçiyi yazdığı görülmüştür. Hukuk Genel Kurulu'nun 03.10.2007 tarih, 2007/12-601 E., 2007/695 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, adli işlem niteliğindeki icra müdürlüğü işlem ve kararlarına karşı İcra ve İflas Kanunu şikayet kurumunu düzenlemiş ve müdürlük kararlarının değiştirilme ya da iptalini, şikayet yoluyla başvuru halinde İcra Hakimliğinin kararıyla olanaklı kılmıştır. Durum bu olunca, icra müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece, açıklanan sebeplerle sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikeyetin reddine karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.


Şu durumda, mahkemece verilen "konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin direnme kararı bu değişik gerekçeyle sonucu itibariyle doğrudur.


İcra müdürlüklerinin verdikleri haciz kararından kendiliklerinden dönerek haczi kaldırmaları

Durum bu olunca, icra müdürlüklerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri kural olarak mümkün değildir.

Somut olayda, İcra müdürünün, kiracı şirket hakkında İ.İ.K'nun 356.maddesi gereğince haciz uygulanması kararı verdikten sonra, itiraz üzerine yapılan haciz işlemlerinin kaldırılmasına karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.